Archive for the ‘Illuminati’ Category

Kitapyurdu’ndan sipariş ettiğim kitaplar; ” Dan Brown – Lost Symbol, Texe Marrs – İlluminati ve 10 Adımda Flash ile Oyun Programla- dün sağsalim geldi. Zaten aksine imkan yoktu çünkü Kitapyurdu kargoya verirken kitapları platinyum kasanın içine koyup, üzerini dökme çelikle kaplamış. Açmak için 15 dk uğraştım. (Endo Power RuleZ)

Dün ve bugün, iş icabı yollarda sürünürken Texe Marrs’ın İlluminati kitabının 105 sayfasını okudum. İlluminati için milattan önce oluşturulmuş Geocities sitelerinde gözlerimi bozmamı engelleyecek hoş, enteresan bilgiler içerse de kitabı genel olarak “Kafa siken dinci zırvaları” kategorisinde değerlendirebiliriz.

Kitap baştan aşağı Hıristiyanlık propagandası ile dolu olduğu gibi, önsözü Türkiye’de yaşayan aklı malik Türklere hitaben Texaslı yazarın kendisi tarafından; bizzat yazılmış. Çevirisini yapan Ali Çimen ve Petek Demir’e gerçekten acıdım.

Texas Austin’in bağrından kopup gelmiş İsa Kuzusu Texe Marrs sanki T.C.’nin idari yapısını ve milli eğitim politikasını doğar doğmaz benimsemiş gibi aynen şu sözlerle seslenmiş bize;

  • Türkiye; İllüminati’nin Dünya İmparatorluğu’na giden yolda bir anahtarmış.
  • Miras aldığı tarih; yüzyıllar boyunca global gelişmeleri etkilemiş, nüfusu ise genç, eğitimli erkek ve kadınlardan oluşan bir ülkeymiş.
  • Osmanlı İmparatorluğu, sanatsal, bilimsel ve kültürel başarılarıyla ve tabii ki askeri gücüyle halen batılı güçlerin zihnindeki yerini muhafaza etmekteymiş.
  • Mustafa Kemal Atatürk ismi hayranlık dolu bir ses tonu ile telaffuz edilmekteymiş.
  • Türkiye ve Ankara Dünya meselelerinde sesine kulak verilen önemli bir güç olacakmış. 
  • Türkiye coğrafi konumu gereği çok önemli bir ülkeymiş; merkezi Kudüs olan Yeni Dünya İmparatorluğu’nun oluşması Türkiye’nin ele geçirilmesine bağlıymış.

Nedense bu derece önemli Türkiye ve Türkiye’nin çoğunluğu İslam dinine mensup nüfusu, kitabın geri kalanında -gerçi henüz hepsini okumadım ama- hiç dikkate alınmıyor. İlluminati ile savaşta yazarın bize öğütlediği şey şu;

Yalnızca gerçek Hıristiyanlar, Kitab-ı Mukaddes’te belirtildiği üzere yenilmeye mahkum edilmiş 10 kralın zulmünden kurtulabilecek. O yüzden herkes ya hemen doğru yolu bulup Hıristiyan olmalı ya da doğru yolu bulmuş bir Hıristiyan olarak Yahudileri uyarmalı: “Sevgili kardeşlerimiz İsrailli güzel insanlar; doğru yol Hıristiyanlık!”

Aslında kitabı fazla ciddiye alıp da kederlenmeye gerek yok; Texe Marrs’ı “Adnan Hoca Texas’ta doğsaydı ne olurdu?” sorusunun cevabı olarak görüyorum.

Öyle bir adam ki, kurduğu cümle ile eşanlamlı veya sesteş kelime içeren tüm İncil ayetlerini kitabın sağına soluna serpiştirmiş ve bununla yetinmeyerek altlarına Texe Marrs’tan gelen muazzam özdeyişler eklemiş. Örnek;

Dördüncü canavar, diğer tüm krallıklardan farklı olarak dünya üzerindeki dördüncü krallık olacak, tüm dünyayı silip süpürecek, onu ezip geçecek ve paramparça edecek. Bu krallığın on boynuzu, doğacak olan on kraldır…

Daniel 7:23-24

Bu onlu, İlluminati’nin “Bilge Adamları” inanılmaz derecede zengirdirler. Ama yine de daha fazlasını isterler… ve daha fazlasını.

Texe Marrs

Buradan ne anlıyoruz?

1-) Texe Marrs Texaslı bir Amerikalıdır.
2-) Pepsi İlluminati’dir.

Kitabın okuduğum bölümlerinden birkaç ilginç söylemi aktararak diğer konuya geçiyorum, bundan sonrası için takdir sizin…

Kitabın ilk bölümünde Daniel’in kitabına ve demin aktardığım “kehanetine” atıfta bulunularak İlluminati’nin iç çemberinin -yani Dünya’yı yöneten grup- 10 kişi olduğundan bahsediliyor. Hatta bu 10 kişi için şöyle bir liste çıkarılmış;

ABD (2 Üye) Rockefeller Ailesi, Vanderbilt Ailesi
Kanada (Bir Üye) – Bronfman Hanedanlığı,
Fransa (Üç Üye)  Rotschild Hanedanlığı, Juan Carlos, ?
Avusturya (Bir Üye) Hbasburg Hanedanlığı,
İngiltere (Bir Üye) – Lord Peter Caarrington
İspanya (Bir Üye) Astor Hanedanlığı
Güney Afrika (Bir Üye) Larry Oppenheimer

Marrs’a göre şu şirketler Illuminati’nin kontrolünde;

Xerox, General Electrics, General Motors, AT&T, IBM, Pepsico, Fiat, Siemens, NBC TV, CBS TV, ABC TV, PBS TV, American Express, Time-Warner, Boeing Aircraft, Levi Staruss (ve sağmadığım 30 küsür şirket daha…)

Çevrecilik İlluminati’nin İcadı

Bakın Texas’lı ineksever kovboy ne demiş;

“Doğrusunu isterseniz çevreci hareket İlluminati iç çemberi  tarafından kurulmuş ve örgütlenmiştir.”

“Birleşmiş Milletler Çevre Programı Başkanı Maurice Strong, İlluminati’nin Dünya Koruma Bankası’nın kurulmasına yardımcı oldu.”

Amerika Elden Gidiyor!

Kitabı okurken bir an gözlerime inanamadım; tüm bunları bir Amerikalı mı yazıyordu?

“Tüm medyanın neden bu kadar ateşli anti-Amerikan, pro-Marxist ve vatan haini olduğunu öğrenmek ister misiniz?”

US News & World Report, Time, Vanity Fair, Atlantic Monthly, The New Yorker gibi çok satan dergiler Illuminati’nin kontrolündeymiş.

BCS, NBC, ABC, CNN ve PBS Illuminati’nin kanallarıymış. Bush amigasou Fox’un neden kitabın hiçbir yerinde kendine yer bulamadığını merak ettim.

Nasıl ki eğer tarihi kişiliklerin, savunduğumuz düşünceyi destekleyen örnek bir sözü varsa, bu evrensel doğrunun bir kanıtıymış gibi hemen alıntılanıp düşünceyi doğrulamak için kaynak gösterilir; Marrs’ta bu taktiğe başvurmuş:

Illuminati’nin alçak ve tehlikeli planı ile öğretisinden haberim var. İlluminati öğretileri ile Jakobenlik ilkelerinin ABD’de yayılmadığına inanıyorum. Bunun gerçekleşmemiş olması hiç kimseyi benim kadar mutlu edemez.

George Washington

Illuminati’nin Nihai Hedefi

İlluminati Büyük Yaratıcı’ya karşı gizli ve iğrenç bir sözleşme imzalamış;

“Bunlar haysiyet yoksunu adamlar. Dünya vatandaşları. Sadakatleri, gizli efendilerine -şeytanı kastediyor- verdikleri söz. Bu yüzden yurtseverlik sembollerini gizliden gizliye küçümserler ve sadece amaçlarına ulaşmak için gerekli olduğunda bu sembollerin ardına saklanırlar. Sözleşmeye göre vaadedilen gün geldiğinde tüm devletler yıkılmış, tüm dinler yok olmuş ve merkezi Kudüs’te olan Yeni Dünya İmparatorluğu kurulmuş olacak. Bu aşağılık adamların asıl hedefi, evrenin tahtında oturan benzersiz, muhteşem varlığı: İsa Hazretlerini, rablerin Rabbini ve Kralların Kralını devirmek. Yalnışa düşmeyin. Bu Cennet’in en yüksek makamını yenmek, Tanrı’nın elleriyle yarattığı gelmiş geçmiş en kötü yaratığı, inançlarından dönerek Cennet’ten kovulan Şeytan’ı zümrüt tahta oturtmak için girişilmiş, başarısızlığa mahkum, muazzam ve destansı bir ruhani isyan, tiksindirici, pis ve tamamıyla iğrenç bir girişim.”

Ulan Texe Marrs, ne içtiysen aynısından ben de istiyorum. Adnan Hoca Vol II resmen 🙂

Madem Tanrı elleriyle yarattı bu şeytanı, neden başarısızlığa mahkum bir planın önceden yazılmış Scriptment’ını sahne sahne oynayarak dünyadaki milyonlarca insanın bu iğrenç girişim yüzünden acı çekmesine, sefalet çekmesine, ölmesine izin veriyor?

Dünyanın finansal ve sosyal açıdan en zengin 10 ailesi Şeytan’ın taşeronluğunu yapmak için mi Lady Gaga’nın kliplerine Illuminati sembolleri sokuşturup, Dolar’ın üzerine “Herşeyi Gören Gözü” basıyorlar? Bunun senin gibi “Kuzuları” daha ilk turda elemek için yazıldığı gün gibi aşikar olan bir senaryo olduğunu nasıl göremiyorsun, hayret verici 🙂

Texe’ye göre İç Çemberin asıl efendisi Lucifer ve ruhani bir hiyerarşi oluşturan iblis ruhları. Buna karşı koyabilecek tek gerçek güç ise Hıristiyanlık inancı ve Hıristiyanlığın Kutsal Kitabında bahsedilen altın ahlak kuralları… Bunun dışında kalan herşey; Yahudilik, İslam, New Age, Uzakdoğu Dinleri, Spiritualizm, Çevrecilik, Ateizm, Dezim, Gnostizm, Komünizm, Marxsizm bla bla bla… Hepsi İlluminati’nin icadı ya da oyuncağı:

“İlluminati’yi birbirine bağlayan kandır. Elbette kırmızı kan rengidir. Aynı zamanda Babil fahişelerinin elbiselerindeki tercihi ve komünizmi sembolize etmek için seçilen renk.”

Siz Kitabımı Alın ve Pompalı Tükeflerinizi Hazırlayın… Ama İçiniz Rahat Olsun: Tanrı Herşeyi Düşündü.

Marrs’a göre eğer Hıristiyan isek korkmamıza gerek yok. İlluminati’nin planı kusurlu ve işlemesi imkansız bir plan:

“İlluminati’nin sahte gururu ve İsa karşıtı eylemleri, onları düşürecek, güçleri ortadan kalkacak ve efsanevi servetleri zayi olacak. Dünyanın efendileri düşecek ve düştükleri küller arasından bir daha asla kalkamayacaklar.”

Peki madem böyle bir savaş var, Tanrı kendi yarattığı Şeytan ile olan savaşında biz kullarını arada harcamıyor mu?

Marrs’ın cevabı muazzam:

“İlluminati’nin yaptığı iğrenç ve korkunç işleri Tanrı’nın belirlediği takdire bağlıyorum. İsa’ya ihanet eden Yahuda gibi, onların kaderi de önceden tayin edilmiş olabilir. Tanrı’nın sözlerini şuradan okuyoruz:

Bu suçu işlemesi önceden takdir edilmiş, şuursuzluk denizinde yüzen bazı adamlar aranıza sokuldular. Tanrı tanımaz kişiler, Tanrımızın inayetini soysuzlukla değiştirenler ve tek egemen Rab’bi, Rabbimiz İsa Mesih’i reddedenlerdir bunlar.” 

Yani Marrs’a göre Tanrı İlluminati’yi zaten İlluminati olması için yaratmış fakat biz yine de onlarla savaşmalıyız. Savaşırken de Hıristiyanlık Enstitüsü John Calvin’in yöntemini benimseyelim:

“Aslında biz onlara itaat etmek yerine, mutlaka karşı koymalıyız. Conspuere in ipsorum capita!””

“So say we all” demek gibi birşey sanıyorsunuz değil mi? Hayır. İlluminati ile savaşırken verilen kutsal vaazın son sözü şu demek: “KAFALARINA TÜKÜRELİM.” Awwww, cute 🙂

Bombalar bitmiyor.

Texe Marrs tam bir yalaka ve misyoner:

“İsrail’i ve halkını seven Hıristiyanlar ve tüm kalpleriyle Yahudi insanların Mesih Hz. İsa’yı tanımalarını ve kabul etmelerini arzu edenler, İsrail’i ve Yahudi’leri önlerinde bekleyen korkunç tehlike karşısında uyarmalı. Eğer İsrail’in en yakın dostu olan Hıristiyanlar bunu yapmazsa, kim yapacak?”

Biraz önce Hz. İsa’yı tanımaları ve kabul etmelerini önerdiği Yahudiler için 5 sayfa sonra şunu söylüyor:

“Eğer bu adamların planları gerçekleşirse İsrail ve Yahudiler de bundan çok çekecekler. Dünyadaki büyük dinler, insanı hayrete düşüren iğrençlikte şeytani bir din oluşturmak için okült mehzeplerle birleşerek bir sentez haline geldiğinde, Ortodoks Yahudiliği de sona ermiş olacak.”

Yani Ortodoks Yahudileri düşünüyor Texe Marrs, yoksa ona göre hava hoş.

Yalnız kafamı kurcalayan bir soru var; Madem İncil’de belirtilen “kehanetler” İncil’in karizmasını korumak açısından zaten gerçekleşecek, o zaman 10 kralla savaşmanın anlamı ne? Sen ne yaparsan yap 10 kral bu hükümdarlığı kuracak ve Tanrı rahata erişip “İşte şimdi yaktım çıranızı!” diyerek bu adamları yerle bir edecek. Hem bunu söyleyip, hem de “Bir şeyler yapmalıyız, yoksa boku yiyeceğiz!” moduna girmek de tam olarak kutsal kararsızlığa giriyor; bir öyle, bir böyle. Bir yerde bağışlayıcı, bir yerde gazabından korkulan, bir yerde mütevazi bir kul ve elçi, bir yanda yüzü suyu hürmetine kainat yaratılan… Ben anlamıyorum arkadaşım sizi, gerçekten anlamıyorum 🙂

Texe Marrs da anlamamış olacak ki bakın ne yazmış:

“Değişmeyen bir durum da, tatsız ve garip olmasına karşın, okült öğreti ile bu felsefenin İncil kehanetine paralel olması.”

Bakın burası çok önemli, zira Melih Gökçek’in siyasi manevralarına feci halde benziyor:

“Böyle olmak zorunda çünkü şeytan görevini bu şekilde yerine getirecek ve Tanrı’nın büyük kurtarma planı tamamlanmış olacak.”

Yani Tanrı ilk önce kurtulmamız gereken bir Şeytan yaratıp, sonra Şeytan’dan kurtulmamız için Şeytan’ı görevlendirmiş.

Yemin ediyorum Woody Allen filminde bile olmaz böyle birşey.

“İblisin 666 sayıısı ile tanımlanmasının, İlluminati’nin semboller, simgeler ve işaretler kullanmasının da sebebi bu.”

Valla arada nasıl bir bağlantı kurmuş, orası tamamen kayıp.

“Şeytan kendi numaralandırma sistemini icat edemez, ayrıca yaptığı iş için semboller kullanmaktan da kaçınmaz.”

Ne diyorsun arkadaşım? Çeviride falan mı bir yamukluk oldu acaba? Koskoca dünyayı yöneten şeytan bir ondalık sistem yapamamış mı kendine? Ya da belki hazırcı olduğunu ima ediyor; “Siz icat edin, ben kullanırım.”

“Kitab-ı Mukaddes’te yazıldığı gibi Şeytan’ın yapacağı işler Tanrı’nın Planı ile sınırlandırılmıştır.”

O zaman Illuminati’den bir basın sözcüsü çıkıp “Herşeyden Tanrı sorumlu! Boşu boşuna Şeytan’a bok atmayın.” derse ne diyeceğiz? Kaç para verdim lan ben bu kitaba?

Diğer şeyler:

Neyse ki okuma listemdeki bir sonraki kitap, çok daha aklı başında bir eser:

Malik İlyas Tanrıbağı ve Hermetik Bilge Pitagoras – Tanrıbilim ve Yeniden Doğuş Felsefesi

Cumartesi günü Barış Manço ve Müziği hakkında güzel bir yazı yayınlayacağım. Daha sonra sırası ile bir Battlestar Galactica ve Caprica yazısı geliyor.

Lost’un yeni bölümü indi, değerlendirmesini Pazar’a bırakırım.

Proje için kaynak toplamaya devam ediyorum:

Texe Marrs – İlluminati

Texe Marrs’ın İlluminati ile ilgili ülkemizde oldukça popüler olmuş; 2009’da Timaş Yayınları’ndan çıkmış kitabı.

Süper zenginlerin idare ettiği bir Dünya Komplosu var mı?

Bu zenginlerin oluşturduğu kuvvet sahibi grup, gizemli ”İluminati” oluşumunun adamları mı?

Dünyayı hakimiyet altına alma iddiasındaki bu gücün, ülkemizi, evlerimizi, ve hatta hayatımızı tehlikeye atacak gizli gündemleri var mı? Küresel bir ”entrika çemberi” içindeyiz de haberimiz mi yok?!!!.

Bankacı, sanayici ve medya patronlarından oluşan ve tüm dünyanın servetini ve yönetimini ele geçirmeyi amaçlayan bu gizemli oluşumun peşine düşen Texe Marrs, sekiz yıllık bir araştırmadan sonra bu ”gizli öğreti”nin sır perdesini araladı.

”Ordo ab chao / kaostan kaynaklanan düzen” planı çerçevesinde, dünya üzerinde sahnelenen büyük oyunun farkına varmak ve seneryoyu kimlerin hazırladığını bilmek istiyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun…

Dan Brown – Kayıp Sembol

Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar’dan sonra Kayıp Sembol’de insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde… Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binası’nda konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak, Washington’a varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kongre Binası’na bırakılmış olan bir sembolün -yakın arkadaşı Peter Solomon’ın kesik eli- varlığını haber veren bir telefon, Langdon’ı hiç de yabancısı olmadığı bir dünyaya davet etmektedir. Antikçağlarda kullanılan bu sembolik çağrı, daveti alan kişiyi ezoterik bilgeliğin hüküm sürdüğü, çok eskilerde kalmış kayıp bir dünyaya sürükleyecektir. Sonu belli olmayan bu mistik daveti arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon, bir anda masonik sırların, saklı kalmış tarihin ve o güne dek görmediği yerlerin gizli dünyasında inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Artık cevaplanması gereken sorular vardır: İnsanlığın Altın Çağı, açılmaması gereken bir kapının aralığından sırlarıyla birlikte yok mu olacak, yoksa hikmetin ışığında tüm soruların cevapları mı bulunacaktır?… 

Türkçesi daha ucuz olduğu ve kargoyu bedavaya getirdiği için böyle aldım. Nasıl ki sinemada dublaja katlanamıyorsam bazı kitapların çevirilerine de katlanamıyorum. -Mesela Richard Dawkins’in kitapları- Umarım ki çevirisi güzeldir.

Dan Brown’un daha önceki kitaplarını pek sevmesem de -Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar, Dijital Kale- merak ettiğim birkaç konu üzerinde nasıl bir kurgu oluşturduğunu görmek için almış bulundum, okuyunca bir değerlendirme de yazarım.

Konuyla ilgisiz olarak Uğur Gelişken’in KODLAB’ten çıkan kitabı 10 Adımda Oyun Programlama’yı da aldım.


Kategoriler