Archive for the ‘İdris’ Category

2000 yılında Kabalcı Yayınevi’nden çıkan Joseph Campbell – Kahramanın Sonsuz Yolculuğu adlı kitabını arıyorum.

Daha önce şurada yazmış olduğum Hermes – İdris ilişkisine de değinilen kitapta, tarih boyunca varolmuş tüm kahramanların aslında ortak bir mirastan faydalanılarak yaratıldığından bahsediliyor.

Tanrıların Maskeleri’nde bütün dünya mitolojilerinin ortak bir özden kaynaklandığını ortaya koyan Joseph Campbell, bu klasik yapıtında, dünya mitolojilerinde yer alan kahramanların izini sürerek hepsinin aynı kaynaktan geldiğini gösteriyor. Bütün mitolojik alıntılar temelde insanın sosyal dünyaya katılma sürecini sergilemektedir; insan olma çabasında, Kongolu büyücünün erginlediği kişiyle, modern kentin herhangi bir binasında çalışan kişi arasında fark yoktur. Gılgamış, Odysseus, Boğaç Han, Cuchulainn ve Thor hep aynı simgelerdir. Çağdaş psikanalitik bulgular, rüya örneklemeleri, mitolojik metin karşılaştırmaları eşliğinde benzersiz bir keşif: İnsan, kabile, şehir, ulus bağlarının dışında kendisi olarak var olacak mıdır? Joseph Campbell, ayrıca Star Wars adlı sinema mitolojisinin danışmanlığını yapmıştır.

Eğer bu kitaba sahip olan biri varsa lütfen benimle iletişime geçsin:

bilgefoyle@gmail.com

Teşekkürler

Konuyla ilgili güzel bir kaynak buldum; Sibel Özbudun’dan Hermes’ten İdris’e Bir Dinsel Geleneğin Dönüşüm Dinamikleri

“Hermes’ten İdris’e: Bir Dinsel Geleneğin Dönüşüm Dinamikleri başlıklı bu kitapta, Grek mitolojisindeki tanrı Hermes’in, İslam inanç sistemindeki İdris Peygamber’e dönüşüm süreci ve bu süreci etkileyen iktisadi, siyasal, toplumsal/kültürel dinamikler araştırılmıştır.Bilindiği üzere, klasik dönem Grek panteonu, Zeus, Hera, Apollon, Athena, Aphrodite, Poseidon, Ares vb. pek çok açık ve yetkin bir biçimde kurgulanmış tanrı ve tanrıçayı kapsamaktaydı. Bu figürlerin bir kısmı Yakın Doğu kaynaklı tek-tanrıcı dinler silsilesine muğlak bir tarzda aktarılırken, bir kısmı tarih toprağının çatlakları arasında tümüyle yitip gitmiş gözükmektedir.

“Çakır gözlü Athena”dan, “Altın kılıçlı Apollon”dan, “kaleler yıkan, elleri kanlı” Ares’ten geriye pek bir iz kalmamıştır.Oysa, klasik Grek panteonunun çok daha silik ve ikircikli, ikincil ilahı Hermes, ilk bakışta şaşırtıcı gözüken bir dirençle, ve olasılıkla özgün imgesine uygun bir esneklikle çağdan çağa, toplumdan topluma aktarılabilmiştir. Uğradığı her tarihsel durakta farklı bir giysiyle temsil edilmekle birlikte, tarihi boyunca belirli bir değerler sistemine gönderme yapmayı (büyü, bilgi, insan pratiği, ticaret, servet, dönüştürücülük, aracılık…) sürdürebilmiş, dolayısıyla da olanca değişkenliği içinde imgesel ve kavramsal birliğini koruyabilmiştir. Bu da kuşkusuz Hermes motifinin “birileri” tarafından ısrarla taşındığı, sürdürüldüğü, aktarıldığına işaret etmektedir.

Çalışmanın ana sorusu, bu “birileri”nin kimler olduğudur.Kitapta, Hermes figürünün karşımıza çıktığı her tarihsel-toplumsal durakta, zanaatçı-tacir ve/veya hekim-eczacı-simyacı-astrolog-entelektüel, yani kentli orta sınıf mensubu katman ya da gruplarla bağlantılı olduğu ve bunlar tarafından, iktidar mensuplarına karşı bir stratejik malzeme, bir “özel bilgi alanı” olarak değerlendirildiği ve kullanıldığı sergilenmeye çalışılmıştır.”

Tam olarak aradığım “Hermetic” bağlantıyı içerip içermediğine emin olamasam da Hermes’in İdris’e olan dönüşümü kaynaklarla desteklenerek, gayet akıcı bir dille anlatılmış.

Osiris’in müritlerinden biri olduğu söylenen Hermes Trismegistos (Thoth ya da İdris Peygamber de diyebilirsiniz) günümüzden 16.000 yıl önce mi Nil deltasında varoldu?

Yoksa C.W Leadbeater’ın “Freemasonary and Its Ancient Mystic Rites” kitabında belirttiği gibi M.Ö 40.000 dolaylarında “Beyaz Loca”nın görevlendirdiği bir öğretmen olarak Mısır’a mı geldi?

Turgut Gürsan kitap yazarken, kaynakları toparlayacağım diye kafasını öyle bir dağıtmış olacak ki; bir sayfa A4 içersinde Hermes’le ilgili 30.000 yıllık fark içeren iki ayrı hayat öyküsü bulunuyor.

Konuyla ilgili Türkçe İslam kaynaklarında bulduğum şeyler de – tahmin edebileceğiniz üzere- pek iç açıcı değil:

“Kendisine verilen birçok mucizelerden bazıları, ağaçlarda ne kadar yaprak olduğunu bilmesi, havadaki bulutlara çekilmeleri icin emir verebilmesi ve kendisinden sonra gelecek olan peygamberleri haber vermesi idi.”

Acaba ağaçlarda ne kadar yaprak olduğunun sağlamasını nasıl yapabilmişler? Ya da ağaçlar da bulutlar gibi komut istemi ile mi çalışıyormuş?

Hermes veya İdris geleneği Babil, Mısır ve Yunan düşüncelerinin temeli olmakla birlikte İslam Felsefesi’nde de kendine yer bulan köklü bir mitoloji. Bu konuda güvenilir ve fazla heyecana kapılmayan bilimsel, bilim-kurgusal ve tarihi kaynaklar arıyorum.

Bulunca paylaşacağım.

“When the gods created Pandora, it was Hermes who brought her to mortals and bestowed upon her a strong sense of curiosity.”


Kategoriler