Archive for the ‘erkek’ Category

vajinamus

Tüm dünyada her üç yetişkinden biri en az bir tane cinsel sorun yaşıyor. Türkiye’de her 10 erkekten 7’sinin sertleşme sorunu var. Bu rakamların yüksekliğini görüp şaşırmayın. Cinsellik konusunda çoğu kişi sorunlarını konuşmaya, paylaşmaya, anlatmaya çekiniyor. Oysa Türkiye’de erkek ve kadınların %90’ı cinselliğin çok önemli olduğunu düşünüyor. Cinsel sağlık genel sağlığınızın çok önemli bir parçasıdır. Üstelik sağlıklı cinsel fonksiyonlara sahip olmanız sadece sizi değil ilişkilerinizi ve partnerinizi de etkiler. Cinsel fonksiyon sorunları yaşayanlarda hayat kalitesi de düşer.

Tedavi edilmeyen sorunlar büyüyor

“Cinsel fonksiyon bozukluğu nasıl hissetmenize neden oluyor?” diye sorduğumuzda en sık aldığımız yanıtlar arasında kendine güvende azalma, endişeli, öfkeli üzgün, depresif, cazibesiz ve mutsuz hissetme yer alıyor. Aynı şekilde hastaların partnerleri de kendilerini kızgın, utanç içinde, endişeli, şaşkın hissediyor, çoğunun kendisine olan güvenini azalıyor, kendilerini çekici hissetmiyor. Yani “Nasılsa geçer” diyerek sorunlarınızı paylaşmayı ertelediğinizde psikolojik sağlığınızı ve ilişki kalitenizi tehlikeye attığınızı bilmelisiniz.

Hangi cinsel sorunlarla karşılaşabilirsiniz?

Erkeklerde en sık gördüğümüz cinsel sorunlar arasında sertleşme problemi, erken boşalma, cinsel isteksizlik, geç boşalma sorunları yer alıyor. Bunların yanında cinsel organdaki doğumsal veya edinsel yapı bozuklukları, penis kısalığı veya eğriliği gibi şikayetler de görülüyor. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar da giderek artıyor. Kadınlarda da cinsel istek azlığı, orgazm sorunları, yeterli kayganlık sağlayamama, vajinusmus, ağrılı cinsel ilişki, menopoz sonrası gelişen sıkıntılar, doğum kontrol yöntemlerine bağlı sorunları görüyoruz. Kadında da erkekte de birden fazla sorun bir arada da görülebiliyor. Yani bir erkek hem istek azlığı, hem erken boşalma hem de sertleme sorunu yaşayabiliyor. Bir kadın ise istek, ağrı ve orgazm hastalıklarından aynı anda şikayetçi olabiliyor. Ayrıca partnerinizin sorunları sizi de etkileyebiliyor. Örneğin eşi sertleşme sorunu yaşayan bir kadında zamanla kendine güvende azalma, istek azlığı ve dolayısıyla gelişen lübrikasyon ve ağrı sorunları oluşabilirken aynı şekilde, eşi vajinismus ya da istek sorunu yaşayan bir erkek zamanla istek kaybı duyabiliyor.

Cinsel sorunlar neden oluşur?

Peki bu sorunlar neden oluşuyor? Öncelikle cinsel fonksiyon bozukluklarının sadece psikolojik olmadığını bilmelisiniz. Cinsel sorunlar altta yatan şeker hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol problemlerine, prostat hastalıkları veya ürolojik sorunlara, jinekolojik rahatsızlıklara, MS, omurilik hasarı veya geçirilmiş operasyonlara ait sinir sistemi sorunlarına, testosteron, prolaktin, tiroid gibi hormonların dengesizliğine, depresyon gibi psikolojik hastalıklara, kullanılan ilaçlara hatta sigara-alkol kullanımı, sağlıksız beslenme, hareketsiz bir yaşam, aşırı stres, kilo fazlalığı gibi hayat tarzı faktörlerine bağlı olarak da oluşabilir. Bunların yanında yanlış cinsel bilgiler, size, partnerinize veya ilişkinize ait faktörler de cinsel sorunların oluşmasına zemin hazırlayabilir. Cinsel sorunlar altta yatan bir hastalığın ilk belirtisi de olabilir. Burada önemli olan cinsel sorunlarınızın bir uyarıcı nitelik taşıyabileceğini bilmeniz, vakit kaybetmeden doktorunuza başvurup en uygun tedaviyi almanızdır.

Tüm cinsel sorunlar tedavi edilebilir

Cinsel sorunlarınızı kabul edip, bununla yaşamak zorunda değilsiniz. Bütün cinsel sorunların tedavisi vardır. Probleminiz ister yeterli sertlik elde edememek, ister tatminsizlik, ister isteksizlik veya kadınsanız istek duymamak, orgazm olamamak, lübrikasyon sorunları veya ağrı hastalıkları yaşamak olsun tümüne çözüm bulmak mümkündür. İlaçlar, enjeksiyonlar, tabletler, gerekirse ameliyatlarla sorununuz tedavi edilebilir. Çoğu hastamız utandıklarından, sorunlarının tedavisi olmadığını düşündüklerinden doktora başvurmuyor. Oysa cinsel sorunlarınızla ilgili tedavi olmadıkça bu sorunların artacağını, size ve ilişkilerinize birçok fiziksel, psikolojik ve duygusal sorun yaratacağını bilmelisiniz.

Önemli olan konuşmak

Sağlıklı cinsel fonksiyonlara sahip olmak istiyorsanız işe konuşmakla başlayın. Kendi istek ve beklentileriniz ile partnerinizin arzularını öğrenin. Cinsel sorun yaşadığınızda bunu içinizde tutmayın, utanmayın, paylaşın. Doğru cinsel bilgileri edinmeye çalışın. Şehir efsanelerinden uzak durun. Eş-dost-komşu tavsiyeleri ile uygulayacağınız yanlış tedavilerden kaçının. Bu yanlış tedaviler hem oldukça ciddi sağlık tehdidi oluştururlar hem sorununuzu çözmeyip sizi cinsel probleminizin çözümü olmadığına inandırırlar. Sağlıklı cinsellik tüm vücut sağlığınızın da iyi olduğunu gösteren bir bulgudur. Cinsel sorunlar yaşadığınızda vücudunuzda da bir sorun olabileceğini hatırlayın. Tatminkar ve mutlu cinsel beraberliklerin sadece fiziksel değil, duygusal ve psikolojik tatmin de sağlayacağını hatırlayın.

Cinsel sorunlarınızı doktorunuzla nasıl konuşacaksınız?

• Sorunu Sona Bırakmayın: Cinsellik, özellikle de seks hakkındaki konuşmalarda rahat olamayan kişiler genellikle konuyu gündeme getirmek için muayene odasından çıkacakları zamana kadar beklerler. Bu durum doktorunuzun sıkıntınızın ne olduğunu tam olarak anlamasına engel olabilir. Cinsel sağlıkla ilgili sorularınızı ziyaretinizin başında açıkça konuşmaya çalışın. Böylece sorununuzu konuşmak için daha çok zamanınız olur.

Hazırlıklı Olun: Doktorunuz genel sağlık durumunuz hakkında mümkün olduğu kadar çok bilgi almak isteyecektir. Mevcut diğer sağlık sorunlarınız ya da almakta olduğunuz ilaçlar (bazen sertleşme sorununun nedeni olabilir) hakkında doktorunuza bilgi verebilmek için hazırlıklı olun. İlk adım olarak, doktorunuz diğer sağlık durumlarınızı test etmek ya da kullanmakta olduğunuz ilacı ya da alım şeklini değiştirmek isteyebilir.

• Açık Olun: Bazen seks hayatınız hakkında kimseye söyleyemediklerinizi doktorunuza söylemeniz önemlidir. Sıkıntılarınız hakkında doktorunuzu ne kadar fazla bilgilendirirseniz, size o derece yardımcı olabilecektir.

• Doktora Eşinizle Birlikte Gitmeyi Düşünün: Doktor ile olan randevunuza eşiniz ile birlikte gitmeyi düşünebilirsiniz. Eşinizin düşünceleri doktor açısından yararlı olabilir. Ayrıca bu, eşinize cinsel hayatınıza önem verdiğinizi ve bunu geliştirmek için çaba harcadığınızı göstermenin bir yoludur.
Daha önce denemiş olsanız da olmasanız da, cinsel sorunlarınız için bir tedavi yöntemi ararken kendinizi rahat hissetmeyebilirsiniz. Her durumda, probleminizi doktorunuz ile paylaşmanız başarılı bir tedavi görme şansınızı önemli ölçüde yükseltecektir. Doktorunuz genel sağlık durumunuzu bir bütün olarak değerlendirmek isteyeceği için cinsel sorununuz dahil olmak üzere tüm tıbbi özgeçmişinizi ve sağlık durumunuzu doktorunuza aktarabilecek durumda olmanız faydalı olacaktır.

Prof. Dr. Halim Hattat

seks22

Birbirine aşık bir çift olabilirsiniz ancak ilk buluştuğunuz zamanlardaki gibi misiniz? Bazı çiftler evli olsalar bile ilişkilerindeki heyecanı koruyabiliyor. İşte evliliğinizi yeniden ateşleyecek kolay öneriler..

1. Çıktığınız ilk gecedeki gibi flört edin. İlk buluştuğunuz günlerde nasıl davranıyorsunuz. Her gülüşünüzde, her baktığınızda onu arzuladığınızı hisettirin. İşi, aranızdaki resmi bağı, dış etkenleri unutun. Onunla dünyanın her yerine gidebilecekmiş gibi hissedin. Birbirinizin keşfedilecek yönleri mutlaka vardır, farklı olun ve farklılığı yakalayın.

2. Dünyanın en büyüleyici çifti olabilirsiniz. Birbirinizi bir süre rahat bırakın, özleyin. Ancak rahat bırakmak ile gitmesine izin vermek arasında ince bir çizgi olduğunu unutmayın. Seksi kıyafetler girin. Birbirinize iç çekerek bakın, yaklaşın ama uzak durun. Tıpki filmlerdeki gibi isteklerin doruğa ulaştığı anı bekleyin ve ateşleyin.

3. Yeni birşeyler deneyin. Her sabah ve akşam aynı şeyi yapıyorsanız hayatınızı biraz hareketlendirin. Hiç gitmediğiniz bir yere gidin. Sakin ve sessiz romantik bir gece geçirin ya da eğlencenin dozunu artırın. Gitmek istediğiniz bir konsere bilet alın ya da gece kulübüne gidip dans edip eğlenin, birlikte bol bol gülün. Mutlu oldukça seks isteğiniz de artacak. Hala düşünüyor musunuz? Kaldırın ellerinizi, sallayın kalçalarınızı..

4. Saldırın.. Hiç havanızda olmasanız bile.. Çalışan çoğu çift hafta sonunu bekliyor. Günlük stresten birbirlerinize zaman ayıramıyorlar. Sabah evden ayrılırken seksi bir bakış fırlatın ya da birşeyler söyleyin. Akşam eve dönüş yolundayken onu arayın ve uzanıp onu beklediğinizi söyleyin. Kimin seks için zamanı var ki? Her zaman çok çok meşgulsünüz. Ancak her zaman bu yaşta ve genç olmayacaksınız. O anı istediğiniz gibi yaşayın. Mümkün olduğunca birlikte eğlenin, libidonuzu artırın. Hatta sabah biraz daha erken kalkın ve seks yapın. Seks hormonları sizi daha canlı ve enerjik kılacak.

yalan

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar der atalarımız.. Ancak son zamanlarda öyle yalancılar var ki, şeytana pabucunu ters giydirir. Özellikle büyükşehirlerde daha az güvenilir insanların yaşadığını varsayarsak Birisinin size yalan söylediğinden şüphe ediyorsanız emin olmanız için uzmanlarca önerilen 10 öneri..

No. 1: Birinin yalan söyleyip söylemediğini anlamanın ilk yolu söylediklerinin tutarlı olup olmadığıdır. Tutarsızlık ilk yalan belirtisidir.

No. 2: Beklenmedik sorular sorun. Yalancıların soru sizden gelecek sorulara karşı hazırlıklıdır. Bu nedenle ona hazırlıklı olmadığı sorular yöneltin, mutlaka açık verecektir. Cevap verirken onu dikkatlice izlemeyi unutmayın.

No. 3: Davranışlardaki değişiklik yalanın belirtisidir. Eli çok kullanma, gözleri kaçırma, huzursuzluk kişiyi ele verir.

No. 4: Samimiyetsiz duygular.. Çoğu insan sahte gülümser.. İçten sarılmaz, belki gülerken aslında yüz ifadesi kızgınmış gibi kasılır. Bu tür ifadelere dikkat edin.

No. 5: Yutkunup yutkunmadığına dikkat edin.
No. 6: Yüz mimiklerine dikkat edin. Yalan söyleyen insanların ufak da olsa mimiklerinden anlaşılır. Bir insan çok mutlu hareket ediyorsa aslında çok üzgün olabilir. Korku, kızıgınlık, öfke ya da kıskançlık gözlerde ya da yüzde ufak mimiklerle yer bulur. Sadece dikkatli bakmanız yeterli.

No. 7: Yalanlıyor mu izleyin. Yalan söyleyen kişilerin genel davranışı yalanlamadır. Başıyla “evet” derken sözlerle “hayır” ifadeleri kullanılabilir. Yalanlayan kişinin sözleriyle, el kol hareketleri ve yüz ifadelerinin aynı doğrultuda olup olmadığını inceleyin.

No. 8: Kişinin her zamankinden daha sıkıntılı ve endişeli davranması kuşku vericidir. Terleme, sıkıntıya eşlik eder.

No. 9: Çok fazla detay.. “Birine neredeydin?” diye sorduğunuzda “markete gittim ve ihtiyacımız olan süt ve yumurtayı aldım, köpeğe çarpıyordum, yavaş geldim” gibi ayrıntılar işitiyorsanız şüphelenmelisiniz.

No. 10: Gerçeği kabul etmeme.. Kişi yalan söylerken gerçeği kabul etmeyebilir. Biraz karışık gibi gelebilir ancak gerçeği yalan şeylerle örtbas eden konuşmalar yapabilir. Neyin doğru, neyin gerçek olduğunu karıştırabilirsiniz.

Extra Öneri: Güvenilir olun
Genel olarak hayatta bazı seçimler yaparız. Eğer hayatımızı şüpheler ve yalanlar içinde geçirmek istemiyorsak ve huzurlu olmak istiyorsak yalana başvurmamaya gayret edelim. Güvenilir aile ya da arkadaşlar arasında kendinizi daha mutlu hissedersiniz.

ask6

İşte Erkeklerin Hayali!

Uzmanların sözüne kulak verecek olursanız, artık erkekler eşlerinin kendilerinden daha fazla kazanıyor olmasına memnun oluyorlarmış. Acaba gerçekten öyle mi? Yapılan ‘Para, Seks ve Aşk’ adlı anket çalışmasında yaklaşık 74 bin erkekle görüşüldü. Sadece yüzde 12’lik bir kesim ‘eşleri kendilerinden daha fazla kazanacak olursa bundan rahatsızlık duyacaklarını’ belirtti. Yüzde 88’lik kesim böyle bir durumda gayet memnun olacak gibi görünüyor.

Erkeklerin hayali zengin bir kadınla evlenmek

Kabul etmek lazım ki, herhangi bir anket çalışmasında verilen cevapların samimiyetine her zaman güvenemezsiniz. Mesela iş yerinde sıkıcı bir gün geçirmişsinizdir, zam isteğiniz reddedilmiştir, banka borcunuzun vadesi gelmiştir. “Ah zengin bir kadın bulup evlensem de bu dertlerden kurtulsam” diye sızlandığınız bir anda böyle bir ankete cevap vermek durumunda kalmışsanız ne cevap verecektiniz?

O zaman madalyonun bir de öteki yüzüne bakalım ve zengin hanımlara soralım “Sizden daha az kazanan bir adamla mutlu bir birliktelik geçireceğinize inanır mıydınız?”

Zengin kadınlar nasıl bir eş arıyor?

İngiltere’de zengin ve bekar hanımlara eş bulmak için çalışan Seventy-Thirty şirketinin kayıtlarına bir bakmak belki faydalı olabilir. Şirketin adındaki 70 ve 30 oranları, başarılı bir insanın iş ve hayat dengesini simgeliyor.
Bu şirketin yöneticilerinden psikolog Rachel MacLynn diyor ki, “Bizden yardım isteyen hanımlar pratik anlamda kendilerine bakabilecek insanlar. Finansal desteğe ihtiyaçları yok. Faturaları ödeyecek bir erkeği değil, ihtiyaç duydukları zaman duygusal destek sağlayacak bir erkek istiyorlar. Bir tatlı söz, sığınacakları bir çift şefkatli kol arıyorlar…”

Bu çağrıyı duyan erkeklerin hemen hepsi kalkıp “Evet, ben bunu yapabilirim, ilgi ve şefkat gösterebilirim” diye heveslenebilirler. Oysa bu iş sanıldığı kadar kolay değil çünkü bu erkeklerin katılacağı sosyal ortamlarda karşı karşıya kalacakları durumlar bazı psikolojik sorunlara yol açabilir.

“Notting Hill filminde megastar Julia Roberts’in İngiltere’de ufak bir kitapçı dükkanı sahibi Hugh Grant ile karşılaşıp mutlu bir birliktelik kurmaları sadece bir masaldır” diyor MacLynn. Bu anketlerde erkekler ısrarla “Eşimin benden zengin olmasının hiç önemi yok. Kesinlikle bunu dert etmem” dese de , kadının erkekten daha fazla kazandığı ilişkilerde erkekler kendilerini eksik ve yararsız hissediyorlar.

Erkekler rekabet odaklı düşünüyor

Seventy Thirty’nin kurucusu Susie Ambrose’un düşüncesine göre erkekler hangi ilişkinin içinde olurlarsa olsunlar ‘başarı ve rekabet odaklı’ olmaktan kendilerini alamıyorlar. Fakat bunun nedensiz ve temelsiz olduğunu iddia edemezsiniz. Çünkü kadınlar ‘eşlerinin başarılı’ olmasını arzu ediyorlar ve bu noktada parasal zenginlik ‘başarının bir göstergesi’ olarak algılanıyor.

Kadınlar açısından bakıldığında bu durum o kadar normal ki bunu ayrıca vurgulamaya gerek yok. İşte o nedenle kadınlar kendi aradıkları eşi tarif ederken bunu ayrıca belirtmektense, daha başka özelliklere odaklanmış bir görüntü veriyorlar.

Ama Seventy-Thirty müşterisi olan hanımlar arasında ‘akademik başarıya ve sanatsal yaratıcılığa’ sahip bir erkek arayan çok sayıda kadın var ki, bu durumda finansal açıdan zengin olmayan fakat entelektüel veya sanatsal açıdan potansiyel sahibi erkekler için ‘zengin bir kadın’ bulma şansının devam ettiğini söylemek mümkün.

Sorun şurada ki; entelektüel derinliğe veya sanatsal yaratıcılığa sahip bir erkek de duygusal ve zihinsel bakımdan diğer erkeklerden daha gelişmiş olduğuna göre, Seventy-Thirty müşterisi kadınların da ‘dürüst olduklarına’ inanmakta güçlük çekiyorlar.

mesaj

Hoşlandığınız birinin cep telefonunu aldınız. Peki şimdi ne yapacaksınız? Kısa mesajla flört etmek ilk başta kolay gelse de yazdıklarınız yanlış anlaşılmanıza neden olabilir. İşte mesajlaşırken dikkat etmeniz gerekenler..

Sadece “Merhaba” yazmayın. Bu tür kısa ve utangaç bir mesaj sizi bir yere götürmez. Ondan hoşlanma ve düşünme nedeninizi mutlaka yazmalısınız.

Ona onu özlediğinizi belirten mesaj göndermeyin. Kadınlar bu hareketi bir erkeği başkasından kıskandığı zaman yapar.

Size gönderdiği mesajı 24 saat içerisinde yanıtlayın. Neden görmediğinizi yazın.

Onun sizi dışarı davet etnesini sağlayacak bir mesaj atın. Mesela: “Hakkında birşey bilmiyorum, ama sanıyorum Bu Salı işten sonra birşeyler içeceğim. Benimle gelmek ister misin?”

Çocuklaşmayın. Gece 10’dan sonra mesaj gönderiyorsa sizinle vakit geçirmek istiyordur. Gece geç saatlerde flirt edenler sizinle çıkmak istemez. Bunu bilerek olumlu ya da olumsuz mesaj gönderin.

Alkollüyken ya da aşırı duygusalken mesaj göndermeyin. Söylemek istemeyeceğiniz şeyler yazabilir ve herşeyi mahvedebilirsiniz.

Emin olduğunuz durumlarda telefonla konuşun. Örneğin hoşlandığınız kişi sizi aramışsa ve görmemişseniz mutlaka onu geri aramalısınız. Ona mesaj gönderdiğinizde okuyup okumadığınızdan emin olun.

Mesajlarda çok fazla kısaltma kullanmayın. PBF yani Potansiyel Boy Friend gibi kısatlamaları genelde 13-16 yaş grubundaki çocuklar kullanıyor.

Özel bir ilişkiniz yoksa kesinlikle seksi mesajlar göndermeyin. Çok özel seksi fantazilerinizi bir anda işyerindeki arkadaşlarınızın cep telefonlarında görebilirsiniz.

Arkadaş çevresinde ona nasıl hitap ettiklerini öğrenin ve ona iltifat olsun diye, ilgilendiğinizi göstermek için kısa mesajınızda kullanın. Erkekler genelde buna bayılır ancak kızlar çok fazla ilgilenmez.

Eski sevgilinize kısa mesaj göndermeyin. Özellikle yalnız hiseettiğinizde asla bunu yapmayın.

Buluştuktan sonra eğer ümit yoksa sadece görgü kuralları çerçevesinde resmi bir teşekkür mesajı gönderin. Keyifli zaman geçirdiyseniz, kısa mesaj yerine ertesi gün teşekkür etmek için arayın. Eğer o da aynı şekilde hissettiyse size aynı şekilde karşılık verecektir.

erkek2

Siz ona sarıldığınızda..
Erkekler kadınların onlara sarılmasından büyük keyif alıyor. Bu onlara huzur veriyor. Loş bir ışıkta, hafif bir müzik çalarken sevdiği kadının kollarında olmak inanılmaz dinlendirici birşey onlar için.. Her sabah uyandığında veya akşam uyurken sevdiği kadının nefes alıp verişini dinlemek onları dinlendiriyor. Kadınlar gibi erkekler de güvende olduklarını hissetmeye ihtiyaç duyuyor.

Seks sırasında..
Yatakta iyi olduklarını düşünüyorlar. Hata yapabilirler ancak kendilerine güvendiklerinde hatalarını telafi edebilirler. Yatakta hoşlandıkları gibi hareket etmekten, yeni şeyler denemekten hoşanırlar.

Akşam yemeğinde şarap..
Biraz çakırkeyif olmak onlara göre iyidir. Kendinizi rahatça ortaya koymanızı sağlar ve diğer insanlarla hoşça vakit geçirmenize yardımcı olur. Romantik bir akşam geçirmeyi planlayan erkek için şarap idealdir ancak kıyıdan fazla uzaklaşmamayı tercih ederler.

Makyaj için..
Çok ağır makyajı kesinlikle sevmezler. Her erkek birkilte olduğu kadının doğal halini görmek ister. Birlikte olduğunuz kadın makyajla büyüleyici bir şekilde değişmiş olabilir ancak kesinlikle çok fazla renk, çok fazla makyaj tercih edilmez. Makyajın kişiye biraz hava verecek kadar olması yeterli. Hiçbir erkek sabahtan akşama kadar makyaj yapan ve nasıl göründüğüyle ilgilenen kadınlardan hoşlanmaz.

Evlilik..
Evlilikle ilgili aşırı işstekleri yoktur. Kadınlar evlenmekte acele ederler çünkü belirli bir yaştan sonra çocuk sahibi olmakta zorlanırlar. Ancak erkeklerin böyle bir sebebi yoktur. Ancak evlilik oyununa geç dahil olmak da istemezler.

Spor..
Kadınlar erkeklerin spora olan tutkularını asla anlamazlar. Spordan hoşlanan bazı kadınlar olsa da, erkekler kadar fanatik olmaları mümkün değil. Hemen hemen erkeklerin büyük bir kısmı spor haberi okur, maça gider. Kadınların erkekler kadar fanatik olacaklarına inanmazlar, bunun için sebep olmadığını düşünürlerç

Alışveriş..
Ayrılık sonrası sadece kadınlar rahatlama ihtiyacı duymazlar. Erkekler de bu sıkıntılı dönemi atlatmak isterler. Yeni kıyafetler giymek erkeklerin de özgüvenlerini artırır. Eski sevgilisi için çok para harcayan erkeğin şimdi kendisi için para harcama zamanı gelmiştir.

Duşta seks..
Duşta seks erkeklere göre fazla abartılıyor. Her erkek bunu dener ancak sonunda abartıldığı kadar rahat olmadığını nalar ve vazgeçer. Erkekler için tüm vücudunun sabunlanması, sıcak suyun altında durmak, vücudundan suyun akışını hissetmek çok daha rahatlatıcıdır.

Kadınlar erkeklere bağırdıkları zaman..
Erkekler kadınların çılgın zamanlarının olduğunu düşünüyor. Hatta öncelikle kadınların ‘çılgın’ olduklarını kabul etmeleri gerekiyor. Erkekler kadınların zaman zaman onları çıldırtmak için her yolu denediğini düşünüyor ve kadınların ağır tahriklerine karşı koymak için hatalarını kılıfına uygurmaya çalışıyorlar. Diğer taraftan kadınların gerçekten deli olduklarına inanmıyorlar ancak düşündükleri herşeyi yapabileceklerine inanıyorlar.

Sorunları söylememek..
Sorunları biriktirmeyin. Erkekler kız arkadaşları duygusal sorunlar yaşadığında onlara yardımcı olmaktan mutlu olurlar. Ancak faturanın kendilerine kesilmesinden hoşlanmazlar. Sorunları biriktirmek yerine o anda konuşup çözmek isterler. Yapmadığınızda bu ilişkinize zarar verir ve başka yerlerde rahatlamanın yollarını ararlar.

Söz vermek..
Erkekler sorumluktan daha doğrusu söz vermekten korkarlar. Söz vermek onlar için başka kadın olmayacağına ve evlenmeyi istediğine işarettir. Söz vermek ‘ruh eşimi buldum, geriye dönüş yok’ demektir. Erkekler çoğu zaman şöyle düşünürler; ‘Kadınlar erkeklerden daha hızlı olgunlaşırlar’. Bu da onları ciddi adımlar atmaktan alıkoyar.

Özel günler..
Kadınlar özel günlere yakın farklı düşünüp, farklı hissederler.. Erkekler artık bunu biliyor. Birgün önce farklı bir gün sonra farklı kdavranan kadınları idare etmeyi seçiyor. Biliyorlar ki bu geçici bir durum. Bunun için sizi değil hormonları suçluyorlar.

Kıskançlık..
Yabancı erkekler kıskançlığı kendine güvenmeme olarak değerlendiriyor. Bir erkek birlikte olduğu kadını haketmediğini düşünüyorsa veya onun yeterince iyi olmadığını düşünüyorsa kıskanıyor. Onu kaybetmekten korkuyor. Diğer taraftan sevgilisini kıskandırmaktan hoşlanıyor çünkü kadınların böyle şeyleri sevdiğini düşünüyor. Türk erkekleri ise kıskanmayı hak olarak görüyor ve sahiplenme olarak ortaya koyuyor. Kıskançlık aşkın gereği olarak değil, sahip olduğunu diğer erkeklere gösterme aracı olarak kullanılıyor.

Başkaları gibi olmak..
Erkekler diğer beğenilen erkekler gibi davranmaktan hoşlanmıyor. Oldukları gibi davranmayı seçiyor. Zaten ilk başta farklı davranan erkek iki gün sonra özüne dönüyor.

Ne giydiğiniz..
Erkeler ne giydiğinize dikkat ediyor. Nasıl biri olduğunuz kadar ne giydiğiniz de size yaklaması için önemli. Erkekler çok yüksek topuklu ayakkabı giyen kadınlarla konuşmaktan kaçınıyor. Sportif etkinliklerde yüksek topuklu, inci kolyeli ve ipek bluzlu kadınlar onlara rüküş geliyor.

Sert hareketler..
Erkekler sert olmayı severler. Hoşlandıkları kadını elde etmek için açık, kararlı ve biraz da sert görünürler. Sertlik onların doğasında var!

ask5
Çoğu çift zaman geçtikçe tutku ve romantizmi kaybeder ve daha sakin, aşkından emin bir halde yıllarını birlikte geçirmeye başlar.

Sizin ilişkiniz ne ddurumda? Hala kıvılcımlar saçıyor musunuz? Uzmanlar aşkınızın ne kadar tutkulu olduğunuzu anlamanız için özel bir test hazırladı. Hawaii Üniversitesi Psikoloji Profesörü Elaine Hatfield, tarafından hazırlanan test ile, duygularınıza, davranışlarınıza ve kararlarınıza bakarak aşkınızın ne kadar derin olduğunu öğrenebiliyorsunuz.

Aşağıdaki 15 cevabı kendinize göre 1 ile 9 arasında bir değer verin. Sayılarınızı unutmamak için bir yere not edin ve toplayın. Çıkan sonuca göre ne kadar derin bir aşk yaşıyorsunuz öğrenin!

1- Partnerim benden ayrılırsa kendimi çok mutsuz, umutsuz hissederim. 1 2 3 4 5 6 7 8 9
2- Bazen düşüncelerimi kontrol edemiyorum; Takıntılı bir şekilde partnerimi düşünüyorum. 1 2 3 4 5 6 7 8 9
3- Partnerimi mutlu eden şeyler yaptığında daha öutlu oluyorum. 1 2 3 4 5 6 7 8 9
4- Başka birisiyle zaman geçirmek yerine partnerimle birlikte olmayı tercih ederim. 1 2 3 4 5 6 7 8 9
5- Partnerimin başka birisiyle aşk yaşadığını öğrendiğim zaman çok kıskanırım. 1 2 3 4 5 6 7 8 9
6- Her zaman onu görmek için yanıp tutuşurum. 1 2 3 4 5 6 7 8 9
7- Partnerimi duygusal, fiziksel ve düşünsel olarak isterim. 1 2 3 4 5 6 7 8 9

8- Partnerimin yaptığı herşey bana sonsuz mutluluk verir. 1 2 3 4 5 6 7 8 9
9- Partnerim benim için en mükemmel romantik eştir. 1 2 3 4 5 6 7 8 9
10-Partnerim bana dokunduğunda ona yanıt verme ihtiyacı duyuyorum. 1 2 3 4 5 6 7 8 9
11- Partnerim her zaman aklımda, resmi gözümün önünde oluyor. 1 2 3 4 5 6 7 8 9
12- Partnerimin düşüncelerim, korkularım ve umutlarımla beni yakından tanımasını istiyorum. 1 2 3 4 5 6 7 8 9
13- Partnerimin her zaman benimle olmak istediğini göstermesini istiyorum. 1 2 3 4 5 6 7 8 9
14- Partnerimin beni gördüğü anda benden etkilenmesini istiyorum. 1 2 3 4 5 6 7 8 9
15- Partnerimle birşeyler yolunda gitmediğinde kesinlikle çok derin bir depresyona girerim. 1 2 3 4 5 6 7 8 9

İşte Aşk Tabolunuz;
106-135 puan — Aşırı tutkulusunuz. Aşkınız çok vahşi ve korkusuz.
86-105 puan — Tutkulusunuz. Aşk ateşiniz hala yanıyor ancak hararetli değil.
66-85 puan — İdare eder. Halinizden memnunsunuz, aşkınızda zaman zaman kıvılcımlar yaşanıyor.
45-65 puan — Sakin. Ilık, tutkulu halleriniz çok az.
15-44 puan — Aşırı sakin. Hiç ateş yok


Kategoriler